Eylül Esintisi - ASTROLOJİK EVLERİN ÖZELLİKLERİ

ASTROLOJİK EVLERİN ÖZELLİKLERİ

Bir doğum haritasında evlerin konumlanışını daha iyi kavrayabilmek için önce yarım küre vurgusundan başlamak yararlı olacaktır. Ufuk çizgisi göksel küreyi kuzey ve güney olmak üzere iki yarı küreye böler. Ufkun altında kalan bölüme Kuzey yarım küresi, ufkun üstünde kalan bölüme ise Güney yarım küresi adı verilir. Karanlıkta kaldığı yani gecesel nitelikleri ağır bastığından Kuzey yarım küresine gececi (nocturnal) denir. Aydınlıkta kaldığı yani gündüzsel nitelikleri ağır bastığından Güney yarım küresine de gündüzcü (diurnal) denir. Göksel küre aynı zamanda meridyenle de iki yarım küreye ayrılır, doğuda kalanına doğu yarım küresi adı verilir. Güneş ve diğer gezegenler bu noktadan doğup batıya doğru hareket ettiğinden, yukarı çıkışı temsil eden bu doğu noktasına oriental da denir. Meridyenin kestiği batıda kalan bölüme ise batı yarım küresi adı verilir. Güneş ve gezegenler bu noktadan alçalıp battığından, aşağıya inişi temsil eden bu noktaya oksidantal da denir.

 

 

Şekil 1; burçların sıralandığı Zodyak çemberinin ufuk çizgisi tarafından yatay olarak bölünmesini, meridyen tarafından da dikey olarak bölünmesini göstermektedir.

Bir doğum haritasında kuzey  yarım küre vurgusunun ifade ettikleri;

Bir doğum haritasın 180 derecelik alt yarı küresi öznel (subjektif) alanı gösterir. Burası kişisel olanla ilgili olduğundan iç dünyamıza karşılık gelir. Bu nedenle bu alanda sıralanan evlere kişisel evler adı verilir. Birinci ev (Koç burcu) ile başlayıp altıncı ev (Başak burcu) ile son bulur. Bir doğum haritasında gezegenlerin çoğu alt yarı kürede toplanmışsa yani kuzey vurgusu mevcutsa bu kişinin daha içe dönük yapısına işaret edebileceği gibi daha öznel bakış açısına sahip olduğunu da gösterebilir. Burada başkalarıyla birlikte olma ihtiyacından ziyade kişinin kendiyle kalma ihtiyacı ağır basabilir. Transit haritalarda ise gezegenlerin bu yarı kürede hareket etmesi kişinin kendisiyle olan ilişkisine çeki düzen vermesine, kişisel ihtiyaçlarının farkına varıp karşılamasına, kendisiyle yüzleşmesine, ağırlıklı olarak kendisi üzerinde çalışmasına işaret eder. Kısacası transit etkiler söz konusu olduğunda burasını bir kişisel gelişim süreci olarak görmek yanlış olmaz.

Bir doğum haritasında Güney yarım küre vurgusunun ifade ettikleri;

Bir doğum haritasının 180 derecelik üst yarı küresi nesnel (objektif) alanı gösterir. Burası sosyal olanla ilgili olduğundan dış dünyaya karşılık gelir. Bu nedenle üst yarı kürede sıralanan evlere kolektif evler adı verilir. Yedinci ev (Terazi burcu) ile başlayıp onikinci ev (Balık burcu) ile sona erer. Bir doğum haritasında gezegenlerin çocuğu üst yarı kürede toplanmışsa yani güney yarım küre vurgusu varsa bu kişinin daha dışa dönük yapısına, başkalarıyla daha fazla vakit geçirmesi ve sosyal faaliyetlerde bulunmasına işaret eder. Transit haritalarda gezegenlerin güney yarım kürede hareket etmesi ise kişinin sosyal hayatın içinde daha fazla yer almasına, mesleği yada sosyal statüsü ile ilgili değişim ve gelişmelere, kısacası eylemlerinin dış dünyada daha görünür olmasına işaret eder.

Bir doğum haritasında Doğu yarım küre vurgusunun ifade ettikleri;

Burası Güneşin doğduğu ve yükseldiği yer olduğundan canlılığı, dinamizmi ve sürekli tazelenen enerjileri simgeler. Bir doğum haritasında doğu yarım küre vurgusu hakimse bu kişinin sağlam iradesine, inisiyatif kullanma, karar verme ve seçim yapabilme gücüne işaret eder. Gezegenlerin çoğu burada toplanmışsa "Ben" enerjisi öne çıkar. Kişi diğerlerine bel bağlamadan kendi başının çaresine bakabilme ve karşılaştığı olaylarla baş edebilme gücüne sahiptir. Kişinin kader karşısında eli daha güçlü olduğundan kendi hayatını idare etmekte daha başarılıdır. Bu alanda hareket eden transit gezegenler ise kişinin cesaretini açığa çıkarır, mücadele gücünü arttır, kendine olan inancını besler, özgüvenini destekler ve başarılı olmasını sağlar.

Bir doğum haritasında Batı yarımküre vurgusunun ifade ettikleri;

Bir doğum haritasında batı yarım küre vurgusu kişinin inisiyatif almakta ve iradesini kullanmakta zorlandığını, karar ve seçimlerinde diğerlerinden etkilendiğini gösterir. Çünkü burası Güneş'in batmaya başladığı, ısı ve ışığının zayıfladığı yerdir. Burada baskın olan şey kendini öne çıkarmak değil, diğerlerini dikkate almak, işbirliği yapmak ve ortaklık kurmaktır. Dolayısıyla burası "Ben" enerjisinin, "Sen" enerjisi ile karşılaştığı ve "Biz" olmaya doğru uzanan bir nevi uzlaşı yoludur. Gezegenlerin çoğu bu alanda toplandığında kadere yatkınlık, tesadüfler zinciri, bağlılık ve aidiyet isteği, bazen de bağımlılık teması işin içine girerek kişinin hayatını tek başına idare etmesine müdahil olabilir. Burada hareket eden transit gezegenler doğal olarak inişe geçtiğinden bir miktar güç kaybına uğrar. Bu durum kişiye olaylar karşısında zayıf kaldığı ve enerjisinin tükendiği şeklinde yansıyabilir. Kişi ne yaparsa yapsın burada hakim olan "her şey olacağına varır"  hissidir...  "qua sera qua sera..."  

Toparlayacak olursak 360 derecelik Zodyak çemberi, doğu ve batı ufuk çizgisinin, güney ve kuzey meridyenleri ile kesişmesi sonucu dört çeyrek (quadrant) daireye bölünür. Esasında bu dört çeyrek daire bize Güneş ve gezegenlerin gündelik döngüsünü, mevsimlerin yıllık döngüsünü aynı zamanda insanın mizacını ve yaşam döngülerini anlatır.

 


Şekil 2; Bir doğum haritasının 4 çeyreğe (quadrant) bölünmesi.

(devam edecek...)

 

ÖNCEKİ YAZI İNSAN SEVDİKÇE GÜZELLEŞİR... SONRAKİ YAZI KAYAN YILDIZLARI SAYARKEN...
Harika Bir Talihsizlik (XII)
Harika Bir Talihsizlik (XII)
12.06.2024 10:52:57
Harika Bir Talihsizlik (XI)
Harika Bir Talihsizlik (XI)
06.06.2024 13:47:20
Harika Bir Talihsizlik (X)
Harika Bir Talihsizlik (X)
29.05.2024 11:37:23
Yorum Yazın