Eylül Esintisi - DÖRDÜNCÜ EV / NADİR

DÖRDÜNCÜ EV / NADİR

Dördüncü evin künyesi;

 


Evin türü; Köşesel
Evin geleneksel ismi; Yuva evi
Evin doğal burcu; Yengeç
Evin doğal yöneticisi; Ay
Evin sınıflandırılması; Su- Öncü-Dişil
Evin yönü; Kuzey
Evin temel dersi; Kişinin iç dünyasını (manevi evren) tanıması, beslemesi ve koruması, duygusal güvenliğini sağlaması ve aidiyet hissini geliştirmesidir.

Evin temsilindeki konular; karanlık, gizli, derin alan (psikolojik yapımızın temeli), üstü örtülü, gömülü, derin katman (bilinçaltı), dişi enerji kanalları (kadınlık-annelik), içgüdüler, sezgiler, en derindeki duygular, anı hafızası, rüyalar, hayaller, aidiyet duygusu, aile, yuva, ebeveynler (öncelikle anne, baba, büyük anne ve büyükbaba) kökler, atalar, soy ağacı, mazi, ev atmosferi, vatan, vatanseverlik duygusu, çocukluktaki erken dönem şartlanmaları, ebeveynlerin psikolojik yansımaları, genetik miras, ata mirası, özel hayat, hayatın başlangıç ve bitiş noktası (temel yaşam döngüsü), kendimizi rahat ve güvende hissettiğimiz aşina köşe, mabet, sığınak, korkuların yuvalandığı alan, güdülerimizin kaynağı, aile serveti, dış dünyadan izole olduğumuz, içimize çekildiğimiz sübjektif alan, emeklilik.

Evin olumlu yansıması; aidiyet hissine sahip olmak, aileye ve yuvaya bağlılık, ata ve köklere önem verme, zengin duygu, hayal ve rüyalar, güçlü anı hafızası, aileden alınan sağlıklı psikolojik özellikler, sağlıklı akan dişi enerjiler, sağlıklı bir kalıtım, bilinçaltı arzu ve korkuların farkına varmak, huzurlu ve güvenli bir yuva kurmak, korunaklı bir iç köşe, bir iç sığınak oluşturmak, sağlam ve güvenilir bir ev ortamında yaşamak, aile servetine sahip olmak, nüfuzlu ve köklü bir soydan gelmek, duygusal ihtiyaçları karşılayabilecek bir yeterlilikte olma, sağlıklı büyüme, sağlıklı beslenme, sağlıklı özümseme, iyi bir bakım ve korunma, güçlü duygusal bağlar kurma, vatanseverlik, sağlıklı emeklilik dönemi.

Evin olumsuz yansıması; aidiyet hissinin zayıflığı veya olmayışı, kendini hiç bir yere ait hissedememe durumu, vatansızlık, vatana duyulan hasaret, vatan hainliği, aile kurma zorluğu, aileden kopukluk, köksüzlük, psikolojik gelişimini tamamlayamama (büyüme durgunluğu, geç büyüme, çocuk kalma vb), nevrozlara yatkınlık, hazımsızlık, doyumsuzluk, aile içi uyuşmazlık ve sorunlar, çocukluk dönemi şartlanmalarından kurtulamama, ana rahmine kaçma, bağımlılıkların esiri olma, korkularıyla yüzleşememe, dış dünyadan çekilip iç dünyaya kapanma, sağlıksız bir emeklilik dönemi, aşırı ürkeklik ve çekingenlik, utangaçlığa hapsolmak, duygusal kilitlenme, duygusal güvensizlik, duygusal şantaj, aşırı duyarlılık ve hassasiyet, aşırı savunmacı yapı, aşırı ruhsal çalkantılar (med-cezirli yapı), pısırıklık, sümsüklük, üşengeçlik, tutuculuk, dolaylı yaklaşım (tıpkı bir yengeç gibi yan yan yürüme) ailesel Yengeç sepeti sendromu, aşırı biriktirme arzusu, çöp ev sendromu, maziye saplanıp kalmak, sık regresyona girme veya regresyondan çıkamama, duygusal bataklıkta debelenme, dibe vurma, dip akıntılara kapılma, boğulma...

Dördüncü evin dünyasal (mundane)astrolojideki karşılığı; bir ülkenin yer altı sıvı kaynakları (su, yağ, petrol vb) şifalı su kaynakları (içme suyu ve kaplıcalar), yer altı dehlizleri, sığınaklar, emlak piyasası, binalar, gömülü hazineler, maden ve mineraller, su altı yaşamına ait zenginlikler, denizaltı savunma sistemleri, dalgıçlar, vatan toprağı, vatanseverler, ırk, etnik köken, milliyetçilik duygusu.

Dördüncü evin tıbbi (medical) astrolojideki karşılığı; Göğüs bölgesi (kadında memeler ve süt salgısı) rahim ve rahim salgıları, dişilik hormonları, mide, lenfatik sistem, limbik sistem (memeli beyin), kaltsal hastalıklar, dişi enerji kanalları, bilhassa Ay ile bağlantılı olarak adet çevrimi, hamilelik (1) lohusalık, menopoz süreçleri ve gene Ay ile bağlantısından ötürü hayatın hem başlangıç (doğum) hem de bitiş (ölüm) süreci. Eskiler Ay'ın doğum ve ölüm bağlantısı ile ilgili olarak kişinin Ay'ın yarattığı bir dalga hareketiyle yeryüzüne geldiğine ve gene bir dalga hareketiyle yeryüzünden çekildiğini söyler.

Dördüncü evdeki natal gezegen etkileri; Latince adı 'Imum Coeli' (IC) olan dördüncü eve dilimizde "ayakucu - gece yarısı noktası- astrolojik nadir' gibi adlar verilir. Bir anlamda burası her şeyin başlama ve bitiş noktası olarak kabul edildiğinden hem ana rahmindeki cenin oluşumu hem de dünyevi yaşamın son safhasını yani yaşlılık ve ölümü temsil eder. Bu nedenle bazı astrologlar bu evi mezarla da ilişkilendirir. Dördüncü ev yükselene kare açı yaptığından mukavvamet göstergesi olarak dikkate alınır. İki köşesel evi kıyaslayacak olursak yükselen bizim dışa dönük yüzümüz hakkında bir fikir verirken, dördüncü ev bizim iç dünyamızı, en derin anlamda nasıl biri olduğumuzu tanımlar. Bu ev aynı zamanda ebeveynlerimizle ilgili olduğundan bazı astrologlar bu evin öncelikle anneyi, bazıları da babayı simgelediğini söyler. Bir kadının haritasında babayı, bir erkeğin haritasında anneyi simgelediğini savunan görüşler de vardır. Dördüncü evde yer alan gezegenler bizim en öznel (sübjektif) alanımız, aile yapımız, soy ağacımız hakkında önemli ip uçları verir. Burada konumlanan Neptün bir arada tutunamayıp çözülen bir aile yapısını, dağınık bir aile ortamını, izi silinen ya da belirsiz soy geçmişini anlatabileceği gibi, romantik bir aile ortamını, sanatçı, mistik, medyum ve denizci olan aile bireylerini de gösterebilir. Tam IC üzerinde duran bir Neptün çok gelişmiş medyumatik yetenek, muazzam bir hayal gücü ve mesajcı rüyalara eğilim verir. Bu evde yer alan Pluto olumsuz açılar da söz konusuysa saklanan aile içi sırlara, ensest, şiddet ve tacize ayrıca soy kırımına uğramış bir aile geçmişine vurgu yapabilir. Uranüs sık sık ev değiştirme anlamına gelebileceği gibi ultra modern bir aile yapısını da işaret edebilir. Şayet sert açılar da devredeyse doğup büyüdüğü topraklardan göçe zorlanan (tehcire uğrayan) aile bireylerini ya da bir sürgün vakasını  gösterebilir.

Dördüncü evdeki transit gezegen etkileri; dördüncü ev mazimizi ve soy ağacımızı temsil ettiğinden ırk ve etnik kökenimizi de barındırır. Ayrıca geçmişe ait izlerin psikolojik yapımız üzerine olan tesir ve yansımalarını gösterir. Kısacası nesilden nesile aktarılan genetik kod geçişleri, genetik mutasyonlar ve evrim halkaları buradan okunabilir. Her ne kadar eski astrologlar dördüncü evi Satürn'ün mabedi (2) olarak kabul etse de, tepelerin lordu Satürn bu eve düştüğünde harita sahibi daralabilir hatta klostrofobiye tutulabilir. Psikolojik temelleri sallanmaya başladığında bir yatkınlık da söz konusu ise majör depresyona girebilir. Burada transit yapan bir gezegen doğum haritasının tüm köşe noktalarını titreştirir. Bilhassa jenerasyon gezegenlerin transitleri yükselene kare açı yaptığından kişinin hem psikolojik hem de fiziksel yapısı ciddi bir şekilde değişime uğrayabilir. Burada esas olan bizi aşağı çeken karanlık malzemelerle yüzleşmek, korku ve güvensizlik duygusundan kurtulmaktır. Ancak burası doğum haritasının en dip noktası olduğundan bu alanda yürümek tecrübe ve maharet istediğinden bir rehbere duyulan ihtiyaç büyüktür. Kişi tek başına bu derinliğe indiğinde burgaca girme, dip akıntılara kapılma ve vurgun yeme olasılığı yüksektir. Satürn ve ötesi gezegenler, karanlık ve derin uçurumların yer aldığı bu en dip alanda transit yaparken kişinin psikoterapi veya iç görü kazandıracak bir destek ve yardım alması oldukça faydalıdır. Geçmişe ait şartlanmalar ve erken çocukluk dönemine ait travmalarının yuvalandığı dördüncü evin sübjektif enerjileri ancak bu yolla yüzeye çıkarılarak sağaltılabilir. 

(1) Hamilelik bir çeşit yaratıcılık olarak görüldüğünden pek çok astrolog hamilelik sürecini beşinci evle ilişkilendirir. Bir sonraki ev bölümünde bu konu daha açıklık kazanacaktır.

(2) Manillius

 

ÖNCEKİ YAZI DİLEK SONRAKİ YAZI HANİ DEMEM O Kİ...
Harika Bir Talihsizlik (XII)
Harika Bir Talihsizlik (XII)
12.06.2024 10:52:57
Harika Bir Talihsizlik (XI)
Harika Bir Talihsizlik (XI)
06.06.2024 13:47:20
Harika Bir Talihsizlik (X)
Harika Bir Talihsizlik (X)
29.05.2024 11:37:23
Yorum Yazın