Eylül Esintisi - Hıdırellez

Hıdırellez

Yaşadığımız topraklarda 5 Mayıs gecesini 6 Mayıs gününe bağlayan tarih HIDIRELLEZ olarak kutlanır. Ruz-ı Hızır=Hızır Günü olarak da geçer. Bu tarih aralığında karaların ermişi “Hızır” ile denizlerin ermişi “İlyas Peygamberin” yeryüzünde buluştuğuna inanılır.

Halk takvimine göre yıl ikiye bölünür; 6 Mayıs’tan 8 Kasım’a kadar olan süre “Hızır Günleri” adı altında yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 6 Mayıs’a kadar olan süre de “Kasım Günleri” adıyla Kış mevsimini belirtir.

Gregoryen (Miladi) takvime göre 5-6 Mayıs olan bu özel tarih Jülyen (Rumi) takvime göre 23 Nisan’a karşılık gelir. Soğuk kış günlerinin bitip sıcak yaz günlerinin başlayacağını müjdeleyen Hıdrellez bu nedenle kış ile yaz mevsimi arasında geçişi sağlayan, doğanın uyanıp canlandığı ilkbaharda kutlanır (1)

Bu mevsim dönüşü kırsal kesimlerde büyük şehirlere oranla daha coşkulu bir şekilde kutlanır. Özellikle Orta Asya, Anadolu ve Balkanlarda hıdrelleze büyük önem atfedildiğinden etkin bir şekilde kutlanır. Orta Asya’da yaşayan kadim Türkler ve bazı kadim toplulukların Hıdırellez’de uyguladıkları ağaca dilek asma, ateşten atlama ritüelleri günümüzde hala etkin olarak sürdürülür. Hıdırellez kutlamalarının izini sürdüğümüzde kökeninin Mezopotamya mitolojisine dek uzandığına tanık oluruz. (2)

Hıdırellez öncesi evler dip bucak temizlenir, üst baş yenilenir, mükellef sofralar kurulur, eş dost bir araya gelir. Tüm bu hazırlıklar Hızır’a rast gelme amacıyla yapıldığından, “Hızır Hakkı” için denilip kollar sıvanır. Eskilerin inanışına göre temiz olmayan ev ve kişilere Hızır uğramaz.

Bazı yörelerde duaların tutması, isteklerin kabul olması amacıyla oruç tutma, sadaka verme ve kurban adama gibi ritüeller yapılır. Hıdrellez kutlamaları genellikle yeşil ve sulak alanlarda yapılır. Bazı yörelerde Hıdrellez sofrasında yeşil sebzelerin yanı sıra mutlaka kuzu eti veya kuzu ciğeri olmasına dikkat edilir. Bu inanışın temelinde baharın ilk kuzusu yendiğinde insanın şifa bulacağı inancı yatar. Aynı zamanda kırlardan toplanan otların yenmesi veya kaynatılıp suyunun içilmesi de insan sağlığını destekler.

Hatta bu bitki özlerinden elde edilen su ile 40 gün yıkanıldığında gençlik ve güzellik vereceği inancı da mevcuttur. Hızır’ın uğrayıp hane sahibini bereketle lutuflandıracağına inanıldığından Hıdırellez gecesi ambarların kapısı, tencerelerin ve para keselerin ağzı açık bırakılır. Ayrıca Hıdrellez geleneğine “baht açma” ritüeli de sıkıştırılır. Bu ritüel yörelere göre farklı adlar alır. Hızır bir “kurtarıcı güç” olarak tasavvur edildiğinden ondan en çok şans, kısmet ve bereket talep edilir.

  

Hıdrellez gecesi ateşler yakılır ve ateşin etrafında şarkılar söyleyerek dönülür. Dilekler yazılıp kırmızı kurdeleyle bağlanır, gece yarısı gül fidesine veya bir ağaç dalına asılır.

  

Sabahın erken vaktinde yazılı dilekler alınıp bir nehir veya deniz kenarından dualarla suya bırakılır. Böylece Hıdırellez ritüeli tamamlanır.

Aslında Hıdırellez’in temelinde “Mevsimsel Döngüler” yer alır. Asırlar boyunca kadim topluluklar 4 mevsimi kutsama ritüelleri uygulamıştır. Hıdırellez de bu mevsimsel döngü içinde “baharı karşılama” ritüelinden başka bir şey değildir. Tabiri caizse bu bir “Hoş geldin Bahar” merasimidir.

Daha önceki yazılarımda sıkça dile getirdiğim gibi tüm dinler kurnazlık ederek mevsimsel döngülere bir dinsel anlam yüklemekten geri durmazlar.

Oysa mevsimsel döngüler tüm insanlığı kapsadığından özünde evrenseldir, hiçbir dine mal edilemez çünkü tüm insanlığın ortak kültürel mirasıdır (3)

Ölümsüzlük sırrına vakıf olan ve dara düşünlere yetişen Hızır ile İlyas peygamberin buluştuğu ilkbahar mevsiminin bu tılsımlı anını Yaşar Kemal şöyle tanımlar;

“Hızır ile İlyas’ın buluştuğu an, herşey durur, hiçbir şey kıpırdamaz. Yıldızlar akmaz, ışıklar yürümez, dünya bir an için ölür. Sonra herşey birden uyanır ve dehşet bir yaşam patlar”

 

Dipnot:

(1) Bu tarih farklı kültür ve dinlerde benzer şekilde kutlanır. Örneğin doğanın uyandığı baharın ilk günü olan bu tarih Hristiyanlarca Rum Ortodoks inancına göre “Aya Yorgi”, Katolik inancına göre ise “Aziz George” günü olarak kutlanır. 2017 yılında UNESCO, Hıdırellez’i “Somut Olmayan Kültürel Miraslar” listesine dahil etmiştir.

(2) Mezopotamya mitolojisinde Kutsal Evlilik (Hieros Gamos) doğanın yeniden doğuşunu ve tarımda bereketi simgeler. Bu ritüel aşk ve bereket tanrıçası İnanna (İştar) ile çoban tanrı Dumuzi (Tammuz) arasındaki sembolik evliliğe dayanır. Ritüelin amacı doğanın döngüsel verimliliğini sürekli kılmaktır

(3) Almanya’da kutlanan “Ostern=Paskalya” Hristiyan inancına göre Hz. İsa’nın çarmığa gerildikten sonra dirilişinin ve yeniden doğuşunu simgeleyen umut bayramı olup “Diriliş Pazarı” olarak da geçer. Büyük Perhiz olarak adlandırılan 40 günlük orucun ardından kutlanır. Sabit bir tarihi yoktur. Bahar ekinoksundan sonraki ilk dolunaya rastgelen pazar günü kutlanır. Hz. İsa’nın kanını simgeleyen kırmızı yumurtalar, bereketi simgeleyen çikolatadan tavşanlar, özel ayinler ve aile sofraları kurularak karşılanır.

Kaynakça:

1) Al- Bakış- Hıdırellez

2) islamansiklopedisi.org.tr – Hıdrellez

3) Wikipedia-Hıdırellez

ÖNCEKİ YAZI Sokak Çiçekçileri SONRAKİ YAZI
Hıdırellez
Hıdırellez
04.05.2026 17:43:10
Karanlığı Sorgulamak Gerek
Karanlığı Sorgulamak Gerek
19.04.2026 12:46:00
Ağacı Bahara Cesaretlendirmek
Ağacı Bahara Cesaretlendirmek
01.03.2026 22:23:15
Yorum Yazın