Eylül Esintisi - JOHANN WOLFGANG VON GOETHE

JOHANN WOLFGANG VON GOETHE

"28 Ağustos 1749 tarihinde, öğle vakti, kilisenin çanı saat on ikiyi vururken Franfurt am Main'da dünyaya geldim. Yıldızların durumu olumluydu, Güneş Başak burcunda ve en yüksek noktadaydı, Jüpiter ve Venüs sevimli sevimli ona bakıyor, Merkür de keyifsiz görünmüyordu; Satürn ve Mars ise umursamaz bir tavır takındı, o sırada dolunay formuna kavuşan Ay sadece, gezegen saati başladığında, karşı konumdaki gücünü her zamankinden fazla kullandı ve bu yüzden o an geçinceye kadar gerçekleşmesi mümkün olmayan doğumuma direndi"

Yükseleni Akrep olan Başak burcu Goethe sözlerini şöyle sürdürüyor;

"Hayatta kalmamın nedeni galiba yıldızların bu olumlu konumuydu, çünkü ebenin beceriksizliği yüzünden ölü doğmuş, bir çok uğraş sonucunda dünyaya merhaba demişim. Bu olay aile bireylerimi çok zor duruma sokmuş olsa da, Franfurtluların yararına sonuç vermiş olmalı, çünkü büyükbabam, senota başkanı Johann Wolfgang Textor'un bir doğum hemşiresini işe almasının ve ebelik derslerinin başlatılıp geliştirilmesinin herhalde benden sonra doğanlara faydası dokunmuştur."

Goethe, "Yaşamımdan Şiir ve Hakikat" adlı eserinde ebeveynleri ile ilgili şu çarpıcı tespitlere yer veriyor;

"Babamdan genetik olarak eğitici konuşma yapmayı almışım, annemdense hayal gücünün ortaya koyup kavrayabildiği her şeyi, neşeli ve güçlü bir ifadeyle betimleme, bilinen masalları yeniden canlandırma, başka masallar uydurup anlatma, hatta anlatırken bile kurgulama yeteneğini almışım"

Astrolojik bağlamda değerlendirdiğimizde Güneş Başak=baba özellikleri, Ay Balık=anne özellikleri ile örtüşürken, akıl ve duygu karşıtlığını simgeleyen dolunay fazının ona zenginlik kattığını görebiliyoruz. Goethe ebeveynlerinden aldığı bu iki farklı yeteneği bir üçüncü yetenekle birleştirerek şöyle bir tespitte bulunuyor;

"Annemden ve babamdan aldığım o iki yetenek, bir üçüncüsüyle birlikte, bu da kendimi teşbih ve metafor yoluyla ifade etme gereksinimiydi, bana hayat boyu eşlik etti"

Goethe bu metafor gücünü, genç yaşlarda kaleme alıp olgun yaşlarında tamamladığı son eseri olan Faust' da fazlasıyla kullanıyor. Klasik tragedyanın aksine Şeytanı öldürmüyor. Bu aykırı seçimiyle ilgili önemli bir ip ucu belki de şu sözlerinde saklıdır;

"Şeytan da bir işe yaramalı,

Yoksa niye var olmalı!"

Goethe'nin doğum haritasında Ay ve Jüpiter Balık'ta, Yükselen-Satürn ve Pluto Akrep'te, Güney Ay Düğümü ve Neptün ise Yengeç'te yer alıyor. Bu da ona yüksek bir hayal gücü ve sembolizmi kavrama yeteneği veriyor.

Goethe varlıklı bir aileye doğuyor ve çok iyi eğitimler alıyor. Babasının yönlendirmesiyle hukuk tahsil etse de yaşamı boyunca felsefe, edebiyat, doğa bilimleri, simya, astroloji ve metafizik konularla yoğun bir şekilde ilgileniyor. Edebiyat ve sanata olan düşkünlüğü her zaman ağır basıyor. Weimar Dükalığında müşavirlik yapan Goethe'ye aynı zamanda Weimar tiyatrosu da bağlanıyor. Almanlar Goethe'yi ebedi ve ezeli Alman dehası olarak görüyorlar. Goethe ortaçağın kilise baskısına meydan okuyan filozof Spinoza'ya büyük bir hayranlık besliyor ve onun Ethıca adlı eserini bir yıl boyunca cebinde taşıyor. İrvin D. Yalom, "Spinoza Problemi" adlı psikolojik eserinde Nazilerin, Yahudilere beslediği nefreti ironik bir biçimde şöyle dile getiriyor;

"Almanlar Goethe'ye tapıyordu. Goethe' de bir Yahudi filozof olan Spinoza' ya tapıyordu."

Goethe astroloji bildiği için eserinin girişinde doğum haritasını kısaca yorumlamış. Bu yazının amacı onun doğum haritasını tekrardan yorumlamak olmadığından sadece bir iki önemli katkıda bulunmak istiyorum. Goethe, ebenin beceriksizliği yüzünden ölü doğduğunu söylüyor ve bunun nedenini de daha çok Ay'ın konumuna bağlıyor. Hatta Satürn ve Mars'ın umursamaz bir tavır takındığını ilave ediyor oysa Satürn doğum süreci boyunca onun yükseleni üzerinde dolanıyor bu da zor bir doğuma işaret ediyor. Aynı zamanda Akrep'teki Satürn, Oğlak'taki Mars ile karşılıklı ağırlama ilişkisi içinde bulunuyor. Goethe sadece dünyaya gelirken değil yaşarken de ölümden dönüyor. Narin, evhamlı, titiz ve araştırmacı yapısı bir çok kez ağır hastalıklarla sarsılıyor. Kitabından kendiyle ilgili bir iki cümle;

"İnatçı garip ve evhamlı biri diye o kadar çok suçlandım ki!"

"kalbim ilgisiz ve boştu: kadınlara karşı tüm yakın ilişkilerden özenle kaçınıyordum"

"Werther'i dört hafta içinde yazıp bitirdim"  

"Genç Werther'in Acıları- Die Leiden des jungen Werthers"" Goethe'nin 25 yaşında yazdığı bu eser gerçek hayatından izler taşıyor. Arkadaşının nişanlısı Lotte'ye duyduğu umutsuz aşkı, gene aşk acısı yüzünden intihar eden arkadaşı Wilhelm'e kurgu mektuplar yazarak anlatıyor. Bu mektup-roman türü onun tüm Avrupada tanınmasını sağlarken aynı zamanda Alman toplumunda gençler arasında bir intihar dalgasının yayılmasına da neden oluyor.

Gelelim asıl altını çizmemiz gereken hususa; Goethe'nin doğum haritasında 1.ci evde, Akrep'te yer alan Pluto (ki bir doğum haritasında olabilecek en zor konumlardan biri), Güneş ve Merkür ile kare açıda. Güneş haritada Hyleg (yaşam veren nokta) Güneş ve Merkür aynı zamanda karşılıklı ağırlama ilişkisi içinde. Merkür(Aslan) haritadaki tek ateş elementi. Goethe'nin doğduğu tarihte henüz jenerasyon gezegenleri olan Uranüs-Neptün ve Pluto keşfedilmediğinden, o doğum haritasını incelediğinde doğal olarak bu gezegenler ile sert açılarını göremiyor. Elbette Goethe sadece görebildikleriyle yetinen biri değil, o daima daha fazlasını anlama ve öğrenme azminde olan araştırmacı biri. Sadece Alman toplumuna değil tüm dünyaya edebi eserleriyle katkı sunan çok yönlü bir insan. Onun doğum haritasında göremediklerini bugün biz baktığımızda görebiliyor ve daha derin bir analiz yapabiliyorsak o zaman kendimize sormamız gereken bir soru var;  

"Güneş sisteminde henüz keşfedilmemiş ve bilincimizde yer etmemiş bir gök cismi bizi etkiler mi yoksa etkilemez mi?

Bu soru üzerinde özellikle klasik astrolojiyi savunanların durması gerekir. Jenerasyon gezegenlerinin etkisi sadece kolektif midir yoksa bireysel etkisi de söz konusu mudur? Kim bilir belki de astrolojinin sınırlayıcı ve kısıtlayıcı eski kalıplardan özgürleştirilip, çağımız ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yeniden biçimlendirilmesinin zamanı gelmiştir!

(*) Goethe'nin hayat hikayesini merak edenlere, ayrıca doğum haritasını daha derin bir şekilde analiz etmek isteyenlere "Yaşamımdan Şiir ve Hakikat" adlı eseri tavsiye edebilirim.

ÖNCEKİ YAZI ZAMAN BAŞAK İKEN.... (5) SONRAKİ YAZI ZAMAN BAŞAK İKEN... (6)
Kuşlar da Gitti!
Kuşlar da Gitti!
11.07.2024 14:05:18
Teşekkürler Milli Takım
Teşekkürler Milli Takım
07.07.2024 22:17:49
Üç Beyaz
Üç Beyaz
05.07.2024 11:18:20
Yorum Yazın