Karanlığı Sorgulamak Gerek
“Bir çürümenin ortasında
Utancımıza tutunmuş,
İyi şeyler düşünerek,
Yaşamaya çalışıyoruz…” (1)
Ülkemizde 2 gün peş peşe yaşanan menfur saldırılar henüz “insanlığını yitirmeyen” kesimde büyük bir üzüntüye ve endişeye neden oldu.
14 Nisan 2026
Urfa’nın Siverek ilçesinde okuldan uzaklaştırılan Ömer Ket adlı bir öğrenci eski lisesine baskın düzenleyerek pompalı tüfekle 16 kişiyi yaraladı (10 öğrenci, 4 öğretmen 1 polis memuru ve 1 kantinci)
Polisin teslim olması yönünde yaptığı uyarılara uymayarak kendi yaşamına son verdi. Verilen bilgiye göre katilin ailesi polis koruması altında ilçeden uzaklaştırıldı.
15.4.2026
Kahramanmaraş- Ayser Çalık Ortaokuluna saldırı düzenleyen 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli adlı bir öğrenci yanında getirdiği 5 tabanca, 7 şarjörle 8 öğrenci ve 1 öğretmeni öldürdü. 13 kişiyi de yaraladı.
Saldırganın kendisinin de öldüğü bilgisi verildi. Ancak katillerin korunduğu bir ülkede bu bildirim kamuoyunda soru işaretlerine neden oldu. Ayrıca saldırganın emniyet müdürü olan babası ve öğretmen olan annesinin göz altına alındığı belirtildi.
Her şeye yetkileri olan ama sorumlulukları olmayan bir yönetim tarzında, tarikat ve mafya sarmalında her geçen gün biraz daha karanlığa boğulan ülkemizde hiç vakit yitirilmeden ilk iş olarak “karanlığı sorgulanmak” gerekir.
Rakel Dink’in eşi, değerli insan Hrant Dink'in öldürülmesi ardından işaret ettiği nokta son derece gerçekçidir;
“Bir bebekten katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim”
Ülkemizi çepeçevre kuşatan bu karanlık bizi yutmadan bir an önce aydınlığa kavuşturulmalıdır. Eğer bu gidişe bir son vermezsek ortada ne büyük bir ülke ne de büyük bir millet kalacaktır...
Hiçbir çocuk kirli ellerin bir avuç renkli tebeşir gibi uzattığı mermilere heves ederek büyümemeli. Gelecekleriyle ilgili içine düştükleri umutsuzluğu pompalı tüfeklerle, dolup boşalan şarjörlerle alt etmeye kalkışmamalıdır.
Okullara bir kalıp sabun koyamayanlar dökülen bunca öğrenci ve öğretmen kanı hakkına görevlerini layıkıyla yapmalı, adil ve ilkeli bir eğitim sistemini yeniden tesis etmelidir. Aksi taktirde topyekûn çürümemiz kaçınılmazdır…
(Çizim: Oğuz Demir)
Eylül Esintisi olarak;
Bu menfur saldırıda yaşamını yitirenlere tanrıdan rahmet,
Acılı ailelerine dayanma gücü,
Yaralılara da acil şifalar dileriz.
Başın sağ olsun Türkiyem.












Yorum Yazın