Satürn-Neptün Kavuşumu
Bir varmış (Satürn), bir yokmuş (Neptün)…
Astrolojik bağlamda Satürn olgusal gerçeklik ve olgusal sınırları, maddeyi, fiziksel koşulları temsil ederken, Neptün belirlenemeyen ve tanımlanamayan şeyleri, madde ötesini, aşkınlığı, kolektif bilinci temsil eder.
2025 yılı içinde Satürn ve Neptün gezegenleri ilk kez 9 Haziran’da bir araya geldi ve partil açı 24 Ağustos’a kadar sürdü. Aralık ayı sonuna kadar 2 ile 3 dereceler arasında kalacağından yeni yıla bu kavuşumla merhaba diyeceğiz.
20 Şubat 2026 tarihinde ise iki gezegen son partil kavuşumunu yapacak. Satürn ile Neptün gezegenlerinin gökyüzündeki bir ileri iki geri ritmindeki ağır dansının etkileri kademeli olarak 2028 yılına kadar sürecek. Önce astronomik bağlamda ele alacak olursak Satürn ve Neptün gezegenleri Sideral (Yıldızsal) Zodyaka göre Balık Takımyıldızında hizalanacak.
Astrolojik bağlamda Satürn-Neptün gezegenleri Tropikal (Mevsimsel) Zodyak’a göre 29 Balık burcu (anaretic) ile 0 Koç burcu (sınırda) derecelerinde bir araya gelecek. Bu dereceler kritik öneme sahiptir. Ayrıca Satürn-Neptün kavuşumuna ciddi talihsizliklerle ve kriminal olaylarla ilişkilendirilen kötü etkili sabit yıldız Scheat de eşlik edeceğinden titizlikle incelenmesinde yarar var (1)
Satürn-Neptün döngüsü 36 yılda bir gerçekleşir. İki gezegen kavuşum yaptıkları burçtan ilerleyerek açılan ve kapanan majör ve minör açılar eşliğinde bu döngüyü tamamlar (2)
36 yılda bir tekrarlanan bu döngüde Satürn, Güneş yörüngesinde 29, 42 yıllık bir tam çevrimini tamamlarken, Neptün, Güneş yörüngesinde 164,8 yıllık bir tam çevriminin ancak çeyreğini kat eder. Bu döngü sadece başlangıç noktası olan Balık burcu enerjisiyle sınırlı kalmaz.
İki gezegen majör ve minör açılarla birbirine temas ettikçe diğer burç enerjileri de işin içine girer. Dolayısıyla bu döngü nesillerin ortak özelliklerini belirleme ve toplumsal olayları şekillendirme potansiyeline sahiptir.
Öyleyse astrolojik bağlamda Satürn (somut) ve Neptün (soyut) gezegenlerin birlikteliğini nasıl okumak gerekir? Birbirinden tamamen farklı bir dil kullanan bu iki gezegenin bireysel ve toplumsal etkilerini nasıl analiz etmeliyiz?
Birbirinin antitezi olan iki gezegenin özellikleri aynı potada nasıl karılır? Geçici bir süreliğine temel özellikler birbiriyle yer değiştirebileceği gibi biri diğerine baskın da çıkabilir. Genellikle bunun anahtarı kişinin doğum haritasında saklıdır.
Örneğin gerçekliği temsil eden Satürn gezegeni ile illüzyonu temsil eden Neptün gezegeni aynı zeminde buluştuğunda gerçekler ile yalanlar yer değiştirebilir. Kişinin gerçeklik algısı bozulabilir, bakış açısı bulanıklaşabilir.
Kafası karışan kişi çözümü inkara düşmekte bulabilir ve hayal kırıklığına uğrayabilir. Ancak gerçeklik şoku (Satürn), kişinin gözünü bağlayan bu illüzyonu (Neptün) dağıtabilir de zira sürekli anestezi altında yaşamak ruhu köreltir.
Tersi bir durumda yani kişi fazlasıyla katı gerçeklerin (Satürn) ağırlığı altında ezilmişse, bir süreliğine bu sert iklimden uzaklaşıp gevşetici ve hafifletici (Neptün) fantezileriyle derin derin nefes alıp rahatlayabilir.
Bu süreçte determinist düşünceler metafiziksel boyuta kayabilir, kuru mantık inançlarla yumuşayabilir. Bireysel yaşamımız dışında toplumsal yaşamımızda da benzer etkiler devreye girer.
Yalanlarla, masallarla (Neptün) uzun süre uyutulan bir kitleyi acı gerçeklerin tokadı (Satürn) sarsıp kendine getirebilir zira acı yoksa büyüme de yoktur. Bu döngü altında kitle bir yandan tipiye (Satürn) tutulup diğer yandan kesif sis içinde (Neptün) yolunu kaybedebilir.
Toplumların tarihinde Satürn ve Neptün döngüsü devrimlerle de ilişkilendirilir. Eskiyen toplumsal yapıların çökmesi, işlevini yitiren sistemlerin dağılması sıkça görülür. Devrim gerçekleşmediğinde yerini depresyona veya kitlesel cinnete bırakma riski oldukça yüksektir.
Ayrıca bu döngünün doğal felaketlerle de ilişkisi bulunur. Başta deprem olmak üzere, seller, erozyon, heyelan, küresel kirlenme, toplu zehirlenmeler, nadir metaller savaşı olasıdır. Diğer bir yönüyle de geniş yankı uyandıran tıbbi buluşlar, nanoteknolojik gelişmeler söz konusudur (3)
Aynı zamanda bu iki gezegen birbirinin panzehri olarak da işlev görür. Satürn, Neptün’ün yanılsama ve sanrılarını somutlaştırır. Neptün’de, Satürn’ün kuruluğunu, yavanlığını ve katılığını çözüp yumuşatır.
Mitolojik bağlamda bu döngü Zaman Tanrısı (Khronos) ile Okyanus ve Fırtına Tanrısı (Poseidon) arketipsel birlikteliğini simgeler. Bunun günümüzdeki en tipik yansıması hemen hepimizin ortak yakınması olan “zamanın bereketsizliği”dir.
Dün, bugün, yarın kavramları birbirine girer! Mevsimler kayar, aylar koşar, haftalar ufalanır, günler erir, saatler uçar gider. Geriye kalan hep aynı histir;
“Bir varmış, bir yokmuş…
Bir “netlik eksikliği” açığa çıkar. Nur topu gibi bir “tanımsız gerçeklik” kavramı gelip kucağımıza kurulur. Ardından “inanç krizleri” patlak verir.
Yine de Satürn-Neptün kavuşumu ister bireysel ister toplumsal düzeyde olsun hayalini (Neptün) gerçekleştiren (Satürn) müteşebbislerin öyküleriyle örülüdür.
Başlı başına müteşebbis sözcüğü bile Satürn-Neptün kavuşumuna atıfta bulunur zira müteşebbis demek kurduğu hayali hayata geçiren demektir. Hayaller gerçek olsa diyenler için bundan daha anlamlı bir Satürn-Neptün ifadesi olabilir mi?
Son tahlilde 29 derece Balık- 0 derece Koç’ta buluşacak olan Satürn-Neptün şifrelerini şu şekilde kırmak mümkündür;
Satürn= acı, Neptün= ilaç kodları Balık burcu=şifa diziliminde insanlığı iyileştirecek olan “acı reçeteyi” bize sunabilir. Koç burcu ise bize o acı reçeteyi uygulama cesareti verir.
Çağımız Filozofu Byung Chul Han’ın deyişiyle;
“Acısız dünya aynının cehennemidir”
Siz hangisini alırdınız?
Acısız Dünya mı? Yoksa Acı reçete mi?
Dipnot:
(1) Websitemizin Astroloji Bölümünden Sabit Yıldızlar yazımızdan Scheat yıldızı hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
(2) Başlıca Satürn-Neptün döngü tarihleri;
- 1917 yılı/Aslan burcunda
- 1952-1953 yılları/Terazi burcunda
- 1989 yılı Oğlak burcunda
- 2025-2026 yılları Balık ve Koç burçlarında
- 2061 yılı Boğa burcunda
(3) İçinde bulunduğumuz Satürn-Neptün döngüsüne ayrıca 1965 yılında başlayan Uranüs-Plüton döngüsünün 2026-27-28-29 yıllarında açılan üçgen açısı da eşlik edecektir. Bu tabloya 2032 yılında Satürn-Uranüs döngüsü de dahil olacaktır. Dolayısıyla yakın dönemimizi tek bir etki değil bileşik etkiler şekillendirecektir.
Kaynakça:
1) Nazan Öngiden- Astroloji Ajandası
2) Byung-Chul Han- Palyatif Toplum
3) Luc Ferry- Transhümanist Devrim












Yorum Yazın