Eylül Esintisi - Yaz Mevsimini Uğurluyoruz

Yaz Mevsimini Uğurluyoruz

“Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş…” (1)

Bugün yaz mevsiminin son günü.

Bundan üç ay kadar önce “Yaz Gündönümü” nü

Değerli dostlarımız;

Pınar ve Agah Namdar Bilginer çifti,

Tuğba ve Nihat Bayram Şeker çifti,

Ve Oğlum Onur ile birlikte karşılamıştık.

  

Yılın dört mevsimini onurlandırmak,

Tuğba ile benim ritüelimiz haline geldi.

İkimiz de hayatın izin verdiği ölçüde her mevsimi,

Konuklarımızla birlikte iyi dileklerle karşılamayı seviyoruz.

    

Her birimizin hayatı kendine özgü meşguliyetlerle dolu olduğundan,

Bir masa etrafında toplanmak eskisi gibi kolay olmuyor artık.

  

Bu nedenle mevsim başlangıçlarındaki o buluşmalar,

Bizim için unutulmaz anlar oluyor.

Yaş aldıkça çoğumuz hayatı sadeleştirmeye başlıyoruz.

Daha az ama daha öz şeylere kıymet veriyoruz.

Bu hayatta insanların birbirine verebileceği en paha biçilmez hediye,

“Sevgi” ve “zaman” olsa gerek.

Çünkü ikisi de şuursuzca israf edilemeyecek denli kıymetli.

    

Onur ve Nihat engin bilgisi olan Namdar ağabeyleriyle,

Sohbet etmeye doyamadılar.

Sevgili Pınar güler yüzüyle, nezaketiyle,

Soframıza renk ve ahenk kattı.

Her mevsim döngüsünde bizi saran,

Konuklarımızı ağırlamanın tatlı telaşı ve heyecanı,

Günün sonunda Tuğbam ile göz göze geldiğimizde,

Yerini hep “İyi ki yapmışız” duygusuna bırakır.