Eylül Esintisi - ZAMAN OĞLAK İKEN...

ZAMAN OĞLAK İKEN...

0 derece Koç burcundan başlayan Zodyak yolculuğumuzda 180 derece yol kat ederek Terazi burcuna varmış yani ufkun üstüne yükselmiştik. Şimdiyse 90 derece daha yol kat ederek Oğlak burcuna yani Zodyak'ın en tepe noktasına vardık. Evet, şekilde de görüleceği üzere bir doğum haritasının MC (Medıum Coeli- Mıdheaven) olarak adlandırılan zirvesinde Oğlak burcu yer alır. Oğlak burcunun konumlandığı Güney kutbunun tam karşısında Yengeç burcunun konumlandığı Kuzey kutbu yer alır. Bir kutuptan diğer kutba uzanan, ekvator ve paralelleri dik kesen daire yaylarına meridyen denir. Oğlak ve Yengeç burçlarının hizalandığı meridyen dairesinin doğusunda 180, batısında da 180 olmak üzere 360 meridyen dairesi bulunur. Bir doğum haritasında doğuda 0 derece Koç burcundan, batıda 0 derece Terazi burcuna uzanan ufuk çizgisi ile birlikte, güneyde 0 derece Oğlak burcundan, kuzeyde 0 derece Yengeç burcuna uzanan meridyen çizgisi bir haç işareti oluşturur. Bu haç pusulanın dört ana yönünü belirtir ve bu noktalarda konumlanan burçlar "Öncü Burç" olarak adlandırılır. Bu öncü burçların en temel işlevi başı çekmeleri, bir şeyleri başlatmaları yani inisiyatif sahibi olmalarıdır. Ufuk çizgisinin doğusunda yer alan Koç burcu; İlkbahar mevsimini, ufuk çizgisinin batısında yer alan Terazi burcu da Sonbahar mevsimini başlatır. Ilım (Equinox) noktalarında yer alan Koç burcu ile 21 Martta yılın ilk gün-gece eşitliği, Terazi burcu ile birlikte 23 Eylülde yılın son gün-gece eşitliği yaşanır. Güney de konumlanan Oğlak burcu kış mevsimini, kuzeyde konumlanan Yengeç burcu ise yaz mevsimini başlatır. Gün dönümü (Solstice) noktalarında yer alan Oğlak burcu ile 21 Aralıkta en uzun gece, en kısa gün, Yengeç burcu ile de 21 Haziranda en uzun gün, en kısa gece yaşanır.

Dört ana yönü temsil eden bu öncü burçlardan doğuda yer alan Koç /1.ev; sabah güneşin doğuş vaktini, batıda yer alan Terazi /7.ev akşam güneşin batış vaktini, kuzeyde yer alan Yengeç /4.ev güneşin görünmediği gece yarısını (saat 00.00), güneyde yer alan Oğlak /10 ev ise güneşin en tepede olduğu öğle vaktini (saat 12.00) sembolize eder. Buradan da anlaşılacağı üzere meskeni zirve olan Oğlak burcudur. Onun temsilindeki onuncu evin geleneksel ismi “Meslek ve Makam” evidir. Sosyal statü, prestij, kariyer, başarı, ünvan ve şöhret bu evin temel konularıdır. Gerçekte ise burası toplum içinde kendimizi ifade etmeye ve yeteneklerimizi sergilemeye çalıştığımız "Kader yolu" dur. Dolayısıyla bu yüksek kat pratikte başarılı uygulaması zor olan, tuzaklarla dolu bıçak sırtı bir alandır. Çocukluktaki şartlanmalar, ebeveynlerimizin dayattığı rol ve meslekler gerçek kimliğimizi, yolumuzu ve yerimizi bulmamızı zorlaştıran etkenlerdir. Oysa evrende hepimizin kendine özgü bir yerleşim alanı vardır ve kimse kimsenin yerini dolduramaz. Olsa olsa geçici bir süreliğine işgal edebilir. Bu sebepten zirveye tırmanmada kestirme yol, hazıra konma, hile ve cebir kâr etmez. Ne kendimizi ne de başkalarını uzun süre kandıramayız, eninde sonunda gerçekler ortaya çıkar. Hak etmediğimiz bir mevki ve başarı da zaten kalıcı olamaz. Kalıcı olmadığı gibi bir de ele güne karşı rezil rüsva eder. Oğlak burcunun ise rezil olmaktan, saygınlığını yitirmekten ödü kopar. Başarısız addedilmekten aklı çıkar! Başarısız olmaktansa ölsün daha iyi! Başarı onun kronik depresyonunun tek ilacıdır! Kısacası toplumsal saygınlık, onaylanma ihtiyacı ve başarılı olma mecburiyeti Oğlak burcu/Satürn /10 ev kombinasyonun temel imtihan konularıdır. Hiç bir burçta başarılı olmak, Oğlak burcunda olduğu kadar hayati bir anlam ve önem taşımaz. Ancak içsel değerlerimizi yansıtan bir dışsal yapılanma gayreti içindeysek başarımız sahici, yerimiz kalıcı, ödülümüz de tatmin edici olur. Gerisi boştur, kendini kandırmadır.

Oğlak burcu ve de Oğlak burcu enerjisi yüksek olanlar genelde "En tepede ben olacağım" (Tall poppy syndrome) dan muzdariptir. Her çıkışın bir inişi olduğunu hatırlaması için efendisi Satürn, arada bir ona diz çöktürür. İşte bu sebepten Oğlak burcunun en zayıf noktası dizleridir. Başarılı olma takıntısı dizlerine vurur. Ruhsal gerilimleri dizlerine vurur, sevme yeteneksizliği dizlerine vurur, imkansız aşkları dizlerine vurur. Hayatında çözemediği ne kadar sorun varsa hepsi önce dizlerine vurur... Oysa kalbi güm güm vurduğunda dizleri bu ağır sinirsel gerilimden kurtulacaktır Aslında birini sevmesinin, aşık olmasının önündeki en büyük engel onun yakınıp durduğu makus talihi değil, KORKULARIDIR! Korkularıyla yüzleşmeyi başardığında kalbi deva, dizleri de derman bulacaktır...

 

ÖNCEKİ YAZI MUTLU YILLAR... SONRAKİ YAZI OCAK AYI
Harika Bir Talihsizlik (XII)
Harika Bir Talihsizlik (XII)
12.06.2024 10:52:57
Harika Bir Talihsizlik (XI)
Harika Bir Talihsizlik (XI)
06.06.2024 13:47:20
Harika Bir Talihsizlik (X)
Harika Bir Talihsizlik (X)
29.05.2024 11:37:23
Yorum Yazın