Eylül Esintisi - ZAMAN TERAZİ İKEN... (4)

ZAMAN TERAZİ İKEN... (4)

Adalet, hak, hukuk kavramları Terazi'nin bam telidir. Bu kavramlar insanların bir arada düzen ve uyum içinde yaşayabilmelerinin bir nevi teminatıdır, eksikliği ya da kusurlu uygulanması sosyal yaşamda ciddi boyutta sorunlara yol açar. Terazi adalet ve barışın egemen olduğu bir dünya peşinde koşar. Nihai hedefi insanların bir arada, eşit ve uyum içinde yaşamasıdır. Hakkaniyet duygusu ağır çektiğinden en ufak bir adaletsizlik karşısında bile "ama bu haksızlık, ama bu hiç de adil değil" diye tavır koyar. Bazen bu kavramlar onun takıntılı ve saplantılı davranmasına da yol açabilir. Hayatı çetele tutarak yaşamaya kalkabilir, alma-verme konularında paralize olabilir. Genelde Terazi'nin kafasındaki adalet kavramı ile toplumsal adalet kavramı birbirini tutmaz, yeryüzünün adalet kavramı ile de bağdaşmaz çünkü yer küremizde "birbirini yeme" üzerine kurulu bir düzen hakimdir. Sadece hayvan hayvanı yemez, insan hayvanı yer, hatta insan insanı çiğ çiğ yer... Terazi dikkatini doğaya çevirdiğinde bu reaksiyon zincirini daha iyi idrak edebilir. Dr.W.Dyer'in işaret ettiği gibi;

 “Ağaçkakanlar solucan yer. Bu, solucanlara haksızlıktır. Örümcekler sinek yer. Bu da sineklere haksızlıktır. Pumalar kurt öldürür, Kurtlar da porsuk. Porsuklar fareleri öldürür, Farelerde böcekleri. Böcekler.... Dünyanın adaleti olmadığını anlamak için doğaya bakmak yeter”

Terazi'yi çok rahatsız eden bir mesele de kötülüktür. Doğum haritasında çok ağır bir etki olmadığı sürece Terazi başkalarını hayrete düşürecek kadar dürüst, saf, temiz kalpli, vicdanlı ve iyi niyetlidir. Hava elementi mensubu biri olarak kültürlü ve zekidir fakat ironik bir biçimde kandırılmaya ve aldatılmaya müsaittir. Terazi kötülüğü sadece teorik olarak bilir. Pratikte; "Kişi kendi gibi bilir karşısındakini" düsturuyla hareket eder. Dahası kötü bir insan olmaktan aklı çıkar! Genelde bitaraf olsa da iyilik ve güzellik söz konusu olduğunda kantarın topuzu kaçabilir...

Terazi'de haset, nefret, kin, hırs, intikam gibi duygular yok denecek kadar azdır. Ancak güçlü bir Akrep etkisi söz konusu ise yada yöneticisi Venüs Akrep de ise bu özellikleri besleyebilir. Elbette her burç gibi bu burcunun da olumsuz yansımaları vardır; kararsızlık, ayarsızlık, dengesizlik, gevşeklik, tembellik, yüzeysellik, şımarıklık, baştan çıkarmak, züppelik, koketlik, Araf'ta kalmak, biri dürtüklemeden eyleme geçememek, pasif-agresiflik, suya sabuna dokunmamak, ne uzayıp ne kısalmak olduğu yerde saymak gibi...

Terazinin hayata genel yaklaşımı çatışma ve sorun çıkmasını önlemek, herkes tarafından beğenilmek, sevilmek, herkese hoş ve sevimli görünmektir ama bu özellikler bir istek olmaktan çıkıp bir ihtiyaç haline geldiğinde zaafa dönüşebilir. Terazi kendinden emin olmakta zorlandığından etrafına onay ve kabul görmeyi talep eden hatalı sinyaller yayar, bu yüzden de sıkça hayal kırıklığına uğrar. Ne yaparsa yapsın herkesin onu beğenip sevmeyeceğini, ağzıyla kuş tutsa da herkesi memnun edemeyeceğini öğrenmesi ve bu sevdadan vazgeçmesi gerekir. Gerçek hayatta yüzde yüz onay almayı ve kabul görmeyi kim kaybetmiş ki Terazi bulsun! Terazi bu psikolojik çıkmaz sokaktan ancak kendi değerini kendi belirlediği, başkalarının inisiyatifine bırakmadığı zaman kurtulabilir.

Evren ve üzerinde yaşayan canlılar arasında her şey birbiriyle bir ölçü nizamı içinde etkileşir. Bazen bir milim eksiklik, bazen de bir damla fazlalık büyük dengesizliklere yol açabilir. Evet, söz konusu olan dozdur. Bir şeyi zehir ya da panzehir yapan şu meşhur doz... Terazi içgüdüsel olarak bu kuralı bildiğinden ifrat ve tefritten uzak durmaya çalışır. Huzur ve sakinlik onun hassas aurasına iyi geldiğinden dinginliği kalıcı hale getirmenin yollarını arar. Terazi burcunun hemen bütün rahatsızlıkları uyumsuzluktan kaynaklanır. Uyumsuz renk ve ses titreşimi onu hasta etmeye yeter. Asimetrik ve çirkin olan şeyler hem sinirini hem de göz zevkini bozar. Ayrıca kuşun kanadından etkilenen narin bir bünyesi vardır. Bir hava elementi mensubu olarak her zaman temiz ve açık havaya ihtiyaç duyar. Bir ekinoks çocuğu olarak aşırı sıcak ve soğuğa dayanamaz. Ancak ılıman iklimde kendini iyi hisseder. Bu iklim hassasiyetine anlamlı bir örnek Terazi burcu olan Nietzsche'dir. Hassas sinir sistemi ve feci migren atakları, onu iklim iklim dolaştırmıştır (*) Kısacası Terazinin iç denge ayarları çevresel faktörlere karşı fazlasıyla duyarlıdır. Zodyak'daki konumu ve yaradılışı itibariyle o etkilenmeye çok açıktır. Onun bütün sağlık sıkıntılarının başına "reaktif (kararsız)" sözcüğünün gelmesi tesadüfi değildir. Reaktif Hipoglisemi, reaktif tansiyon, reaktif migren, reaktif nefes alıp-verme, reaktif nabız...

Velhasıl Terazisel ölçekten baktığımızda "sağlıklı hal" her şeyin bir kıvamda olma halidir. Bir uyum, bir ahenk, bir denge, bir ayar halidir. Yeryüzü cangılında bu kıvamı tutturabilmek Terazi'nin bitmeyen çilesidir. Ancak orta yaş krizinden sonra her şeyi tartmaktan ne kadar yorulduğunu hisseder. Usulca kefelerini boşaltır. İbresini fırlatıp atar. Biraz hafifler, bir oh çeker...  Rahatlaması etrafında bir tüy uçuşana kadardır... Sonra gece ile gün arasında tekrardan sallanmaya geçer...

(*) Bir sonraki Terazi burcu sürecinde F.Nietzsche ayrıntılı olarak anlatılacaktır.

 

 

 

 

 

 

ÖNCEKİ YAZI APHRODİTE (VENÜS) BİR SAVAŞ TANRIÇASI MI? SONRAKİ YAZI AKREP BURCUNA BAŞLARKEN...
Harika Bir Talihsizlik (XII)
Harika Bir Talihsizlik (XII)
12.06.2024 10:52:57
Harika Bir Talihsizlik (XI)
Harika Bir Talihsizlik (XI)
06.06.2024 13:47:20
Harika Bir Talihsizlik (X)
Harika Bir Talihsizlik (X)
29.05.2024 11:37:23
Yorum Yazın