Eylül Esintisi - ZAMAN YAY İKEN... (6)

ZAMAN YAY İKEN... (6)

Genelde asalet sultasını Aslan ve Yay burçları birlikte paylaşır. İkisi de cömert, görgülü, yüce gönüllü ve lütufkârdır fakat ikisinin de en büyük zaafı böbürlenme ve kibirdir. Her ne kadar soylular sınıfı Aslan ve Yay’dan müteşekkil olsa da arka planda sessiz sedasız bir şekilde Oğlak burcu saf tutar. Aslan burcu daha ziyade merkezi ve büyük kentlere, Yay burcu ise kırsal kesim ve feodaliteye hükmeder. İki kesimin zirvesine de Oğlak burcunun gölgesi düşer!

Yay burcunun en büyük zaafı büyüklük (grandiose) hezeyanıdır. Megalomani olarak da bilinen bu durum kişinin kendisine abartılı bir önem, ayrıcalık ve güç atfetmesi ile karakterize psikolojik bir rahatsızlıktır. Kişi kendini bir imparator, mesih ya da peygamber gibi görebilir, en uç noktada tanrı olduğunu sanabilir (1) Yay burcu doğuştan veya sonradan sahip olduğu yetkiler ve mevkiler gereği "herkesten üstün" olduğunu düşünmeye eğilimlidir. Öyle ki zat-ı şahaneleri; "Küçük dağları ben yarattım, büyükler babamdan miras kaldı" (2) edasıyla insanlara yukarıdan aşağıya doğru göz süzdüğünde, kendi halindeki insanlar da aşağıdan yukarıya doğru bir bakış fırlatarak ona karşılık verirler; "Kim olduğun o kadar bağırıyor ki, ne dediğini duyamıyorum” (3) Malum Zeus (Jüpiter) ulu ve adaletli baş tanrıdır. Olympos dağının zirvesinde yüksek bir taht üzerine çalımla kurulup, elinde tuttuğu asayla hem Olympos'lu diğer tanrıları hem de yeryüzündeki insanları yönetir.Tüm tabiat onun buyrukları karşısında boyun eğer. O, yukarıdan aşağıya doğru gürlediğinde tüm yeryüzü sarsılır, tüm canlılar titrer. Jüpiter'in varisi olan Yay burcunun yapısında haliyle bu şatafatlı özellikler fazlasıyla yer tutar, ne var ki şuursuzca kullandığında fena halde ters teper. Tipik biyolojik belirtisi iflah olmaz bir karaciğer veya uyluk kemiği rahatsızlığıdır, ki uyluk kemiğinin antik öyküsü başlı başına bir yazı konusudur.

Yay burcu olgunlaşma yolunda karşısına çıkan tüm acı, üzüntü ve sıkıntılara sırtını dönüp, her şey güllük gülistanlıkmış gibi suni bir tavır geliştirdiğinde sığlaşır. Deneyimden uzak durması, sınamadan peşin hüküm vermesi, hiç hataya düşmemek için hiç bir şey yaşamaması ama gene de her şeyi çok iyi bildiğini sanması onu kof biri yapar. Hani şu vitrinde son derece fiyakalı ve kabarık duran ama çatal değer değmez havası sönen, un ufak olup dağılan puf böreği var ya! İşte aynen onun gibi...

Yay burcu yüksek ahlak ve yüksek adaleti temsil ettiğinden hemen her konuda ahlaka ve adalete uygun davranmaya çok önem verir. Sağlıksız işleyen süreçte ise vaaz hocası, şeref budalası, namus kumkuması ya da erdem abidesi gibi pozlar takınabilir. Her şeye toleransı yüksek olan Yay burcunun bir tek itibarsızlığa toleransı düşüktür ama içgüdüsel yönünü bastırdığında ya da insani zaaflarını yok saydığında en korktuğu şey başına gelir; itibar kaybı. Yay burcu için itibar kaybı demek kan kaybı demektir. Aşırı uçta bu burcunun ahlak anlayışına püriten ahlak anlayışı hakim olabilir. Bu durumda hata kabul etmez ve bağışlamaz yapısı onu çıkmaza sokabilir. Oysa insanoğlu kusurlu bir varlıktır ve hata yaparak öğrenir. Ne kadar güçlü ya da imtiyazlı olursa olsun her insan acze düşer ve acı çekerek olgunlaşır. C.Gustav Jung’un harika tespitiyle;

“Olduğumuzdan daha iyi ve yüce insanlar olarak yaşamaya çalışmak bizi aşırı derecede ikiyüzlülüğe ve sahtekârlığa götürür. Ayrıca üzerimize öylesine bir gerilim yükler ki, çok daha kötü durumlara düşer ve çöküntüye uğrarız. Yüksek erdem sahibi insanların titizliği ve bağışlamazlığı iyi bilinir. Günlük gazetelerde sergilendiği gibi çok saygıdeğer bir vatandaşın cinsel yaşantısı bazen şaşırtıcı olmaktadır; cinayet olayları hiç umulmadık çevrelerde ortaya çıkmaktadır.”

Kısacası gölge her an her yerde kol gezmektedir. Bu gerçeği kabullenmek ve bununla yüzleşmek kuşkusuz manevi cesaret gerektirir. Bu manevi cesaret Yay burcunda fazlasıyla mevcuttur...

Öyle umuyorum ki yaklaşık üç yıldır Yay burcunda seyreden ve şu günlerde Oğlak burcuna geçmeye hazırlanan Satürn, pek çok Yay burcu ya da Yay burcu enerjisi yüksek olanları ciddi sınavlara tâbi tutup, kendileri ve yaşamları ile ilgili daha gerçekçi bir bakış açısı kazandırmıştır.    

(1)Yay burcunun büyüklük kuruntusunu daha iyi kavrayabilmek için Jüpiter'in astronomik ve mitolojik arka planının konu edildiği "Zaman Yay İken" adlı yazının tekrardan gözden geçirilmesinde yarar vardır.

(2) Anonim

(3) Ralph Waldo Emerson

ÖNCEKİ YAZI ZAMAN YAY İKEN... (5) SONRAKİ YAZI 21 ARALIK TARİHİNİN ÖNEMİ
Harika Bir Talihsizlik (XII)
Harika Bir Talihsizlik (XII)
12.06.2024 10:52:57
Harika Bir Talihsizlik (XI)
Harika Bir Talihsizlik (XI)
06.06.2024 13:47:20
Harika Bir Talihsizlik (X)
Harika Bir Talihsizlik (X)
29.05.2024 11:37:23
Yorum Yazın